DOLAR 44,8829 0.05%
EURO 52,8447 0.03%
ALTIN 6.937,33-0,40
BITCOIN 3375656-0.50426%
Isparta
12°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Topuk Kanı Tarama Testinden Yanlış Sonuç Çıkmıştı, Evladı Vefat Eden Kınış Ailesi ile Söyleşi
  • Folkhaber
  • Kategorisiz
  • Topuk Kanı Tarama Testinden Yanlış Sonuç Çıkmıştı, Evladı Vefat Eden Kınış Ailesi ile Söyleşi

Topuk Kanı Tarama Testinden Yanlış Sonuç Çıkmıştı, Evladı Vefat Eden Kınış Ailesi ile Söyleşi

ABONE OL
Eylül 3, 2025 18:10
Topuk Kanı Tarama Testinden Yanlış Sonuç Çıkmıştı, Evladı Vefat Eden Kınış Ailesi ile Söyleşi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mersin’de yaşayan Murat Kınış ve eşi Elif Kınış, 2018 yılında ilk bebeklerini kucaklarına aldıklarında rutin uygulama olan topuk kanı testini yaptırdı. Ancak aileye gelen ilk sonuç, bebeklerinde fenilketonüri tanısı koyulduğunu gösteriyordu. Ardından Adana Balcalı Devlet Hastanesi’ne sevk edilen aile, zorlu bir sürecin içine girdi.

Kınış ailesinin muzdarip olduğu süreçle ilgili detayları değerlendirmek üzere yazar Murat Çakmak bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşiye dair detaylar şöyle;

Yazar Murat Çakmak: Elif Hanım, bebeğinize ilk test sonuçları geldiğinde “fenilketonüri” tanısı konuldu. Bir sağlıkçı olarak o an neler hissettiniz?

Anne Elif Kınış: Sağlık ocağından aradılar hemen gittik bize anlattıklarında başımdan kaynar sular dökülmüş gibi hissettim. Çaresizliğin iliklerime kadar hissettim ama kızım için güçlü durmalıydım. Gözyaşımı sildim bebeğime sıkı sıkı sarıldım. Bir taraftan da içimden dua ediyorum Allah’ım ne olur duyduklarım gerçek olmasın. Güçlü olmalıydım çünkü bebekler annelerin ne hissettiğini hisseder. Bir yanım yıkık dökükken diğer yanım dağ gibi sağlamdı. Ve ben dağ gibi durabilirsem bunun altından kalkardık diye düşünüyordum.

Yazar Murat Çakmak: Adana Balcalı Hastanesi’ne yatış yapıldığında neler yaşadınız? Size ve bebeğinize nasıl bir süreç uygulandı?

Anne Elif Kınış: Hastaneye gittik doktor muayene etti, kan verildi derken yoğun bakıma yatırılacağı söylendi. Yoğun bakıma gittik, bebeği evraklarıyla birlikte bizden aldılar kapıda beklememizi istediler yaklaşık 45 dakika bekledik. Bebeği alır almaz yatağa koydular ve bebeğim ağlamaya başladı. “Ağlıyor kucağınıza alsanız sussa bari” dedim, orada oturan yaklaşık on tane hemşireden biri bana dönüp “birazdan susar alışacak buraya zilli öyle evdeki gibi kucağa alınmaz burada” dedi. O an nefes almak o kadar zordu ki anlatamam. Bizden bebek bezi ve ıslak mendil gibi ihtiyaçlarını istediler hemen temin edip verdik. Her gün bir defa ziyaret etme hakkımız vardı ziyaretten sonra bebeğinizin gelişimi hakkında bize bilgi veriliyordu. İlerleyen zamanda bebeğimizden çok fazla kan alınıp damar yolu açıldığı için morlukları iyileşsin diye krem istediler onu da aldık. Günlük bebeğimiz hakkında bize bilgi veriliyordu bu zaman zarfında ben her gün beş dakika bebeğimi görüp gözlemleme şansına sahip oldum. Yoğun bakım ünitesi mekân sıcaklığı bakımından çok serindi bu süre zarfında bebeklerin çoğu sadece bezle duruyordu kıyafet giydirilmiyordu, herhangi bir durumda müdahale etmek kolay olsun diye bu uygulamayı yaptıklarını belirttiler. Ancak ilerleyen günlerde bebeğimin göğsünde bir hırıltı fark ettim bunu doktorlara anlatmaya çalıştım dört ya da beş gün boyunca beni hiçbir şekilde dinlemediler sonunda o hırıltı daha da ilerledi ve solunum cihazı taktılar. Aileler bilgilendirilirken asla karşıdan gelen cevaplara açık değiller. Eşim sadece hafta sonu görebiliyordu bebeğimizi ve ben bebeğimin fotoğrafını çekmek istediğimde buna izin verilmedi.

Yazar Murat Çakmak: Son olarak, benzer durumda olan annelere söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Anne Elif Kınış: Benimle aynı durumu yaşayan anneler ne söylesem eksik ne söylesem o yaralı yüreğinize derman olmayacak ama güçlü olmalıyız. En önemlisi yılmadan yıkılmadan ayakta durup doğrunun arkasında olmalıyız. İçinizdeki şüphenin üstüne yürüyün araştırın. Bildiklerinizi söylemekten çekinmeyin zira hepimiz insanız ve unutmayın ki maalesef doktorlar da hata yapar ve gördüğünüz hatayı söyleyin üstünde durun. Çünkü üstünde duymadığımız zaman yine olan bize oluyor.

Söyleşi sonunda Yazar Çakmak; annelere kulak verilmesi gerektiği, topuk kanı ve rızasız aşı dayatması gibi uygulamaların son bulması gerektiği yönünde değerlendirmelerde bulundu. Loğusa haldeki annelerin daha bebeklerinin kokusunu alamadan adliye kokusunu deneyimlediklerini bu durumun sağlık profesyonelleri ile vatandaş arasındaki iletişime zarar verdiğini ifade etti.

Yanlış test, yenidoğan çetesi, sahte diploma gibi gelişmelerin annelerin sağlık sistemine olan güvenini sarstığına dikkat çeken Çakmak, yeni doğum yapmış annelere karşı daha yapıcı bir dil benimsenmesi gerektiğini ve ebeveynlerin rızası alınmadan bu tür dayatmaların kamuoyu nezdinde güvenilir bir karşılığı bulmadığına atıfta bulundu.

Kaynak: Murat Çakmak

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.