30 yıllık saha tecrübesiyle bilgilerini aktaran ve televizyon dünyasında önemli bir yere sahip olan Ruzin Azerhan, iş hayatındaki zorlukları, İstanbul’dan Isparta’ya taşınıp sıfırdan başlamanın getirdiği mücadeleyi ve meslek hayatındaki deneyimlerini anlattı. Ulusal medyada başladığı kariyerine yerel medyada devam eden Azerhan, son olarak “Anadolu’da En İyi TV Programcısı” ödülünü alarak başarılarını taçlandırdı.
Türkmenistan Devlet Üniversitesi’nden mezun olan Ruzin Azerhan, meslek hayatına muhabir olarak başladı. Ardından sunuculuk ve yöneticilik görevlerinde bulunan Azerhan, İstanbul’dan Isparta’ya yerleşmesinin ardından kariyerine yeniden yön verdi. Yeniden başlama sürecinin zorluklarına rağmen mesleğine sıkı sıkıya bağlı kalan Azerhan, kısa sürede eski temposuna kavuşarak sektörde güçlü bir yer edindiğini belirtti.

Gazetecilik mesleğinin teorik eğitimle değil, sahada tecrübe kazanarak öğrenilebileceğini vurgulayan Ruzin Azerhan, Türkiye’de gazetecilik eğitimine yönelik eleştirilerde bulundu. “Bence bizim ülkemizde okullu pek tutulmuyor çünkü sahaya çok uzak eğitimler veriliyor. Hâlâ bu meslekte alaylıların tercih edilme nedeni de bu bence. Bir de şu an gerçekten kaç kişi kendi isteğiyle bu işi yapıyor ki? Bu iş insanın içinde doğuştan varsa vardır. Kitapla, eğitimle öğrenilebilecek bir meslek değil. Saha daha etkili bu işte. Sistem yenilenmeli” diyerek, gazetecilik eğitiminde daha fazla pratiğe yer verilmesi gerektiğini ifade etti.
Gazetecilik mesleğinde özellikle kadın olarak büyük zorluklar yaşadığını dile getiren Azerhan, en büyük sıkıntılarının meslektaşlarından gördüğü mobbing olduğunu söyledi. “Bizde ‘yapamazsın, edemezsin’ değil, daha çok rekabet vardı. Birbirinin üstüne basma, birbirini yok etme politikaları vardı. Ben daha çok onlarla karşılaştım. Ama içimde olduğu için yaptım, en kralını yaptım diyebiliyorum çünkü yaptım. İçinde o heves ve dayanma gücü yoksa en iyi üniversiteden mezun ol, hiçbir şey olamazsın. Meslektaşlarım ‘Sen her şeyi yapamazsın, biraz geri dur, erkekler yapsın’ gibi şeyleri çok söylüyorlardı. O yüzden meslektaşlarım tarafından ciddi mobbing gördüm” diye konuştu.
Meslek hayatındaki en zor kararlarından birinin evlilik olup olmayacağı konusundaki ikilem olduğunu belirten Azerhan, “Bizim zamanımızda kimse bilgi vermezdi, haber atlatma önemliydi. Şimdi bültenler geliyor, işler biraz daha kolay. Ama benim için en zor kararlardan biri evlilik oldu. Saatim yok, nasıl olacak diye düşündüm, sonunda evlenmekten vazgeçtim. Mesleğimi seçtim, benim için zor bir karardı” diyerek, mesleğine olan bağlılığını bir kez daha vurguladı.
Günümüzde gazeteciliğin en büyük tehditlerinden birinin sosyal medya haberciliği olduğunu ifade eden Azerhan, “Elinde telefon olan herkes gazeteci olmuş. Hangisi doğru, hangisi yanlış ayırt edemiyorsun. Olaylar yanlış yorumlanıyor, konu farklı yerlere çekiliyor. Gerçek haber yayılana kadar sosyal medya çoktan yanlış bilgiyle doluyor. Sonrasında ise kimin doğru söylediği bile tartışma konusu oluyor. Gazeteciliğin önündeki en büyük karanlık, sosyal medya habercileri” dedi.
Ulusal ve yerel medyada çalışmış biri olarak karşılaştırmalar yapan Azerhan, yerel medyanın halkla doğrudan etkileşimde olduğunu ve daha etkili bir alan olduğunu söyledi. “Polis, adliye ve magazin muhabirliği yaptım. Sonra sunuculuk ve yöneticilik derken bir anda her şeyi bırakıp Isparta’ya geldim. Burada sıfırdan başladım. Ulusal medya büyük bir kitleye hitap ediyor ama yerel medya halkı doğrudan etkileyen haberlerle şekilleniyor. İnsanları yönlendirebiliyor ve haberin sonucunu görebiliyorsun. Bu bana daha önemli geliyor çünkü eksiklerini görüp kendini şekillendirme fırsatı buluyorsun. Ama esas mobbing de yerelde” diye belirtti.
Kadınların kendilerini geliştirme konusunda daha aktif olmaları gerektiğini savunan Azerhan, “Kadınların eğitimsiz ve cahil olduklarını düşünüyorum. Ama bu cahillik sadece eğitimle veya kırsalla ilgili değil. Kadınlar kendilerini doğru ve düzgün yetiştirmiyor, planlar kurmuyor. Daha da kötüsü, bu kadar teknolojinin geliştiği bir dönemde kadınların daha modern ve güçlü olması gerekirken, daha da geriye gidiyoruz. 50 yıl önce zorla evlendirilen, okumaktan mahrum bırakılan, aldatılınca susan kadınlar için mücadele verdik. Şimdi bunu kendi tercihiyle yapanlar var. Ne yapacağız?” diyerek kadınların seçimlerini sorguladı.
Kadınların hiçbir şeyden vazgeçmemesi gerektiğini söyleyen Azerhan, “Kadınların kitabında vazgeçmek olmamalı, hele ki bu kişi gazeteciyse hiç olmamalı. Eskiden mücadele etmek daha zordu ama şimdi daha kolay. Her birey kendi içinde ne istediğini iyi tahlil etmeli ve o yoldan asla vazgeçmemeli. Kadın güçlü bir varlıktır, akıllıdır. Bunların farkına varınca önünüze set kursalar da fark etmez. Evet, sorunlar olur ama çözülür” diyerek kadınlara cesaret verdi.
Gazetecilik mesleğinde yıllardır verdiği emekle önemli bir yere sahip olan Ruzin Azerhan, gazeteciliğin hem zorluklarını hem de güzelliklerini yaşayarak deneyim kazandığını belirtti. Hayatındaki mücadeleleri ve azmiyle genç gazetecilere ilham veren Azerhan, mesleğine olan tutkusuyla yoluna devam ediyor.
Haber: Nur TAŞKIN
ASAYİŞ
31 Ağustos 2026DÜNYA
31 Ağustos 2026YEREL
31 Ağustos 2026DÜNYA
31 Ağustos 2026YEREL
31 Ağustos 2026ASAYİŞ
31 Ağustos 2026YEREL
31 Ağustos 2026
1
Kültür Koleji öğrencilerinden büyük başarı: Türkiye geneli ilk 5 bindeki öğrencilerini ödüllendirdi
5508 kez okundu
2
Yağmur Mezuniyet Coşkusunu Durduramadı: ISUBÜ’de 4 Bin Öğrenci Mezuniyet Sevinci Yaşadı
3267 kez okundu
3
Isparta’da yeni lüks konaklama: Iron Loft Hotel kapılarını açtı
2691 kez okundu
4
Dalgar: “Bilim insanlarının topluma ve insanlığa karşı sorumlulukları var.”
1916 kez okundu
5
Kültür Koleji Yöneticilerinden İl Emniyet Müdürü Erdem Bildirici’ye ziyaret
1072 kez okundu